| Avrupa genelinde halka mali konularla ilgili anket yapıldı. Anketlere katılanlara faiz, kredi, enflasyon, konut kredisi ve olasılık hesabı alanlarından beşer soru yöneltildi. |
Avrupa genelinde yapılan son anketlerde Türk halkının mali konularda diğer AB halkları arasında en bilgili halk olduğu ortaya çıktı. AB'nin patronu olarak tanımlanan Almanya'nın halkı ise İtalyan, Belçika ve İngilizlerden sonra sıralamada ancak beşinci olabildi. Enflasyon, kredi ve faiz gibi mali konular hakkında en az bilgiye sahip olanlar ise Avusturyalılar ve Polonyalılar oldu.
Avrupa genelinde 11 bin kişi arasında yapılan ankette Türk halkının mali konularda diğer ülkelerin vatandaşlarından daha bilgili olduğu ortaya çıktı. Doğrudan bankacılık hizmeti veren ING-DiBa'nın kamuoyu araştırmaları şirketi TNS'ye yaptırdığı anketlerde finans bilgisiyle birinci çıkan Türkleri İtalyanlar takip ederken, finans bilgisi hayal kırıklığına yol açan Alman halkı Belçikalı ve İngilizlerin ardından ancak beşinci sırada yer alabildi. Halkı mali alanda en az bilgiye sahip olan ülkeler ise Avusturya ve Polonya oldu. Anketlere katılanlara faiz, kredi, enflasyon, konut kredisi ve olasılık hesabı alanlarından beşer soru yöneltildi.
Anketlerin Türkiye ayağında her 100 kişiden 37'si yöneltilen beş sorudan en az dördüne doğru cevap verirken, Almanya'da bu sayı 30 kişiyle sınırlı kaldı.
Finans Kabiliyeti 25 Yaşından Sonra Başlıyor
ING-DiBa'nın anketlerinde yöneltilen beş sorudan dördüne ya da tamamına doğru yanıt verenlerin ağırlıklı olarak 25 yaşın üzerinde olduğu görüldü. Bu da uzmanlar tarafından gençlerin genellikle bu yaştan sonra mali konularla daha yoğun olarak ilgilenmesi ve kendi kararlarını vermek zorunda kalmasıyla izah edildi. Bu arada ankette mali konular hakkında nasıl bilgi sahibi olduğu sorulan katılımcıların yüzde 30'u bu alanda hiçbir eğitimden geçmediğini söylemesine rağmen, soruları yüzde 80'e varan oranda doğru cevaplamaları ise ayrıca dikkat çekici bulundu. Öte yandan mali alandaki bilgi seviyesi ölçülenlerin çoğunun birikimlerinin geleceğini dikkatle izledikleri belirlendi. Bu kaygıyı taşıyanların ciro hesabı ve kredi kartı ekstreleri ile diğer belgeleri her ay düzenli olarak kontrol ettiği belirlendi. Buna rağmen anketlere katılanların dörtte birinin hesaplarını iyileştirmek yerine kıyafet alışverişine daha fazla vakit ayırdığı saptandı.
|
6 Eylül 2012 Perşembe
Türk Halkı Finans Konusunda Avrupa Birincisi
Etiketler:
acil kredi,
Avrupa ülkelerinin kredi notu,
konut kredisi,
mali konular
Toplam Kredilerin Yüzde 10’u Konut Kredilerine Ait
Türk Bankacılık Sistemi’nin verdiği toplam kredilerin yüzde 10’u konut kredisi niteliğinde. Tüketici kredileri içinde konut kredilerinin payı yüzde 34.8.
Birçok ülkenin gelişmişlik düzeyini yakalamasında mortgage kredilerinin büyük rolü var. En basit haliyle, bankacılık sektörü konutları teminat kabul edip kredi veriyor, devlet bu kredileri teşvik ediyor, inşaat sektörü bu sayede oluşan konut talebine yönelik yatırımlar yaparak ekonominin birçok farklı sektörüne ve özellikle istihdama destek veriyor. İnsanlar ev (ve iş) sahibi oluyor, medeni bir hayat yaşıyor ve bu statülerini kaybetmemek için mortgage kredilerini aksatmadan ödüyorlar. Ülke bu şekilde büyüyor. Son günlerde konut sektöründeki balon patladı, şeklinde haberler yer almaya başladı. Gerçekten böyle mi? Gerçekçi bir analiz yapalım.
Türk Bankacılık Sistemi’nin verdiği toplam kredilerin yüzde 10’u konut kredisi niteliğinde. Tüketici kredileri içinde konut kredilerinin payı yüzde 34.8. Bu oranlar sanayileşmiş ülkelerin çok altında. Konut sektöründeki faiz oranları balon meydana getirecek kadar düşük değil. Türkiye uzun yıllar yaşadığı enflasyon belasından kurtuldu. O dönemde orta ve daha düşük sınıf içinde yer alan kişilerin kredi kullanarak konut sahibi olmalarına imkân yoktu. Bu son yıllarda ortaya çıktı. Birçok kimse başını sokacak bir ev alıyor. Sonra kira gibi taksitlerini ödüyor.
Devletin sanayileşmiş ülkelerdeki gibi konut sektörüne ne vergi ne kredi desteği yok. ABD’de 1930’lu yıllarda kurulan Fannie Mea ya da Freddie Mac gibi konuta finansman sağlayan kurumlar bizde yapısallaşmadı. Yurtdışından giren paranın özünde gayrimenkul sektörü yok. Türkiye’de hızlı nüfus artışı dolayısıyla konut açığı henüz kapanmadı.
Risk Nasıl Oluşur ?
Konut sektöründe balon düşük reel faizlerle desteklenen ekonomik ortamda oluşur. Tasarruf sahipleri daha fazla getiri elde etmek için bu sektöre yönelirler. Bunun için konut kredilerinin toplam krediler içinde yüzde 40’ların üzerinde bir paya sahip olması gerekir ki spekülatif alımlar kısa dönemde anlamlı getiri sağlasın. Ayrıca ekonomideki finansal kaynakların yöneleceği alanlarda kâr marjlarının düşüklüğü ve konut talebinin de sürekli artışı balon oluşması için ortam hazırlar. Diğer taraftan yabancıların Türkiye’de gerek yaşamak gerekse yaz tatillerini geçirmek için konut talebini yukarıya doğru hızla itmeleri ve bunun sonucunda spekülatif alımların hızlanması balon oluşumunu tetikler. Burada kilit rolü merkez bankaları oynuyor. Uyguladıkları faiz politikaları ve kredileri kontrol etme yolları ile konut sektörünü etkileme gücü yüksek olan merkez bankalarının, konut fiyatlarındaki gelişmeleri yakından takip etmeleri ve zamanında hükümetlerini uyararak önlem almaları gerekir.
Etiketler:
faizsiz konut kredileri,
konut kredisi,
Mortgage kredileri
Faiz Manipülasyonunda Yirmiye Yakın Bankanın Adı Var
Faiz manipülasyonuna işbirliği yapan yirmiye yakın bankanın olduğu açıklandı. Yapılan faiz manipülasyonu konut kredisi kullanan vatandaştan tahvil satın alan emekliye, kredi kullanan öğrenciye kadar pek çok vatandaşı ilgilendiriyor.Sabah gazetesi yazarlarından Süleyman Yaşar'in haberine göre bizdeki faiz lobisi elemanlarının "asla böyle bir şey yok" diyerek varlığını inkâr ettikleri faiz lobisi yurtdışında suçüstü yakalandı. Yaşar, haberinde şu detaylara yer verdi:
Bizim faiz lobisi elemanları ne diyordu? "Faizler rekabet ortamında belirleniyor. Faizlerde manipülasyon yapılmıyor" diye demeçler veriyorlardı. Oysa faizleri manipüle ederek vatandaşı soyan Barclays bankası kısa süre önce suçunu kabul edip, regülatör kuruluşlara 453 milyon dolar ceza ödeyeceğini açıkladı.
Ardından bu manipülasyonda işbirliği yapan yirmiye yakın bankanın olduğu açıklandı. Tabii bu yolsuzluk ve hırsızlık, regülatör kuruluşlara ceza ödemekle bitmiyor. Yapılan faiz manipülasyonu konut kredisi kullanan vatandaştan tahvil satın alan emekliye, kredi kullanan öğrenciye kadar pek çok vatandaşı ilgilendiriyor.
Bu manipülasyonun nasıl yapıldığını hatırlatalım.
Londra bankalararası borçlanma faiz oranı (Libor) her gün saat 11.10'da 16 banka tarafından belirleniyor. Ve Thomson Reuters tarafından Londra saatiyle 11.30'da Libor ilan ediliyor. Bu belirlenen günlük faiz oranı, küresel piyasalarda pek çok finansal işlemde eşik değer olarak kabul ediliyor. Ülke bonosu satışından şirket borçlanmalarına, konut kredisinden otomobil kredisine kadar pek çok borçlanma işlemi Libor dikkate alınarak yapılıyor. Libor'un eşik değer olarak kullanıldığı toplam finansal küresel işlem hacminin 800 trilyon dolar olduğu belirtiliyor. Anlayacağınız faiz lobisinin yaptığı bu yolsuzluk tüm ülkelerin vatandaşlarını ilgilendiriyor.
Dün, Wall Street Journal'da pek çok ABD vatandaşının Libor'dan dolayı uğradığı zararı tazmin ettirmek için avukatlara başvurduğu açıklandı. Mesela Linda Zaker adında dul bir kadın kocasından kalan emekli hesabından 10 bin dolarlık İsrail bonosu alıyor. Avukatının açıklamasına göre, eğer Libor yüzde 0.4 manipüle edildiyse Zaker 36 ayda 100 dolar kaybediyor. Şimdi Zaker'in avukatı bu parayı bankadan istiyor. Gelelim Libor manipülasyonu nedeniyle vatandaş tarafından geri istenmesi mümkün olan paraya...
Vatandaşların isteyebileceği paranın tahmini bedelini hesaplayan Macquarie Research firması, eğer Libor yüzde 0.4 ya da binde 4 manipüle edildiyse davalarda talep edilecek tutarın 176 milyar dolar dolayında olacağını ileri sürüyor.
Diğer tahminler biraz daha düşük tutarda oluşuyor. Bruyette&Woods Inc. firması analistleri, mahkemelerden Libor manipülasyonu nedeniyle bankalara 47.5 milyar dolarlık bir mali yük gelebileceğini ileri sürüyor.Anlayacağınız faizlerin manipüle edilmesiyle çalınan paraların içinde bizim paralarımız da var. Ama faiz lobisinin elemanları hemen itiraz edip "hayır bizim paramız yok" diyebilir. Sakın inanmayın. Unutmayın, bu lobi daha önce de "faiz lobisi yok" demişti.
Etiketler:
faiz manipülasyonu,
konut kredileri,
konut kredisi
TÜDEF'den Banka Kredi Masraflarına Tepki
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)’nun önünde toplanan TÜDEF üyeleri, bankaların 31 kalem adı altında yaptıkları kredi ve kredi kartı kesintilerinden yılda 17 Milyar TL haksız kazanç sağlandığı öne sürdüBankaların 31 kalem adı altında yaptıkları kredi ve kredi kartı kesintilerinden yılda 17 Milyar TL haksız kazanç sağlandığı öne sürdü. TÜDEF Başkanı Sıtkı Yılmaz şunları söyledi:
“Yıllardır bu haksız kazanca seyirci kalan BDDK’nın, Bakanlığın ve Hükümetin sorumluluğu bulunmaktadır. Tüketici bu haksız mali yük altında ezilmekte ve ciddi sorunlar yaşamaktadır. Bu nedenle kredi işlemlerinde faiz dışında başka bir kesinti yapılmasına kesinlikle karşıyız. Çünkü yapılan kesintilerin bir hizmet karşılığı bulunmamaktadır. Hesap işletim ücreti adı altında tüketicinin vadesiz mevduat hesabı buharlaştırılmaktadır.
Halk Yaşam Sigortası için 11 yıl prim ödeyen tüketicinin 153,86 TL’lik maaşından ilk altı aylık 45,71 TL,ikinci altı aylık için 47,62 TL olmak üzere 93,33 TL hesap işletim ücretinin alınması sömürüden başka bir şey değildir. Konut kredileri ve tüketici kredilerinden başta kredi dosya masrafı olmak üzere komisyon ücreti, ekspertiz ücreti, ipotek fek ücreti gibi ek kesintiler yapılmaktadır. Bu kesintilerin hukuka aykırı alındığına ilişkin yargı kararları bulunmaktadır. Bu hizmet karşılığı bulunmayan ve hukuka aykırı olan kesintilere bir an önce son verilmesini istiyoruz”
Halk Yaşam Sigortası için 11 yıl prim ödeyen tüketicinin 153,86 TL’lik maaşından ilk altı aylık 45,71 TL,ikinci altı aylık için 47,62 TL olmak üzere 93,33 TL hesap işletim ücretinin alınması sömürüden başka bir şey değildir. Konut kredileri ve tüketici kredilerinden başta kredi dosya masrafı olmak üzere komisyon ücreti, ekspertiz ücreti, ipotek fek ücreti gibi ek kesintiler yapılmaktadır. Bu kesintilerin hukuka aykırı alındığına ilişkin yargı kararları bulunmaktadır. Bu hizmet karşılığı bulunmayan ve hukuka aykırı olan kesintilere bir an önce son verilmesini istiyoruz”
Kredi Almadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken 5 Madde
Temelde en düşük faizli kredinin en hesaplı kredi olduğunu düşünülür, oysa en avantajlı kredinin bulunabilmesi için birçok kriterin beraber değerlendirilmesi gerekiyor, kredipazari.com'un yaptığı araştırmaya göre kredi almadan önce 5 maddeye dikkat etmek gerekiyor.
Ev alırken eskiden hepimizin başvurduğu, finansal bakımdan en avantajlı olan “tanıdıklardan borç alma” seçeneği günümüz ortamında hem konut fiyatlarının artması, hem de yaşanan ekonomik sıkıntılardan dolayı yavaş yavaş yok oluyor. Bu durumda tüketici ev sahibi olabilmek almak için elindeki nakitine ilave olarak banka kredisi kullanıyor.
Kredi kullanım sürecinde de tüketici farklı sorunlarla karşılaşıyor. Temelde en düşük faizli kredinin en hesaplı kredi olduğunu düşünülüyor, Oysa en avantajlı kredinin bulunabilmesi için birçok kriterin beraber değerlendirilmesi gerekiyor. kredipazari.com'un yaptığı araştırmaya göre kredi almadan önce 5 maddeye dikkat etmek gerekiyor.
1.Faiz oranı kredi seçiminde en önemli etken olarak olarak tüketicinin karşısına çıkıyor. Oysa bazen 1.20 faiz oranı uygulayan bankanın koşulları, 1.14 faiz oranı uygulayan bankaya göre daha avantajlı olabilliyor. Burada en önemli etken aslında bankanın aldığı masraflar. Banka faizi baştan peşin olarak tüketiciden alarak oranı düşük gösterebiliyor. Örneğin 1.20 faiz oranlı konut kredisinden 1.000 TL masraf alırken, 1.14 faiz oranlı konut kredisinden 3000 TL masraf alabiliyor. Bu durumda masraf yıllara yayıldığında aslında faizin baştan peşin olarak alındığı açıkça görülüyor. Bu yüzden öncelikle bankanın altığı masraflara dikkatlice inceleyerek, alınan masraflarla beraber konut kredisinin gerçek faiz oranını hesaplamak gerekiyor. Tüketici kredipazari.com konut kredisi hesaplayıcısı ile bankaların masraflarını görerek, karşılaştırma yapabiliyor, böylece hem en uygun krediyi kolayca seçiyor hem de kredisine kolayca başvurabiliyor.
2. Masraflara bakıldığında maliyet kalemini arttıran önemli faktörlerden biri de sigortalar. Konut kredisinde banka tüketiciden 3 tip sigorta yaptırmasını istiyor. Bunlar derprem, hayat ve konut sigortaları. Sadece DASK’ın zorunlu deprem sigortasının yaptırılmasının zorunlu olduğunu, hayat ve konut sigortasının isteğe bağlı sigortalar olduğunu önemle vurgulamak gerekiyor. Hayat sigortası kanunen yaptırılması zorunlu bir sigorta olmasa da, konut kredisi alan kişinin vefatı durumunda kalan borcu sigorta şirketi karşıladığı için aileyi borç yükünden kurtarıyor.
3. Bankaya karar verildikten sonra ne kadar kredi alınacağına da profesyonelce karar vermek gerekiriyor. Genelde bankalar aylık kredi taksitinin aylık gelirin yarısını aşmayacak şekilde olan kredi taleplerine onay verir. Örnek olarak 100 bin TL 10 yıl vadeli konut kredisinin aylık ödemesi ortalama 1.500 TL civarındadır ve banka bunun için tüketiciden belgeleyebileceği 3.000 TL tutarında gelir ister. Kredipazari.com’ da gelire göre ne kadar kredi alınabileceğine dair bir kredi hesaplayıcısı da bulunuyor, bu hesaplayıcı ile aylık gelir ve gidere göre ne kadar kredi alınabileceğine kolayca bakılabiliyor.
4. Burada alınacak kredi tutarı kadar seçilecek vade de burada önemli. Uzun vadede alınan kredinin aylık taksiti düşük göründüğü için tüketiciye cazip gelebilir, ancak uzun vadeli kredilerin faiz yükünü ve toplam maliyeti yükselttiğini de unutmamak gerekiyor. Bu açıdan aylık gelire göre toplam faizde minimum, en uygun vadenin belirlenmesi gerekiyor.
5. Seçilen kredi vadesi sürecinde dönemsel gelirlere bağlı olarak ara ödeme yapılması planlanıyorsa bunların önceden bankayla konuşulması gerekiyor. Aksi halde banka her ara ödemede %2 erken ödeme farkı talep edebiliyor.
Tüketici Kredileri Arttı Kredi Kartı Kullanımı Azaldı
Mevduat bankalarının 17 Ağustos itibariyle tüketici kredileri artarken, bireysel kredi kartı kullanımı azaldı. Merkez Bankası haftalık bültenine göre, tüketici kredileri 19,4 milyon lira artarak 174,64 liradan 174,66 milyar liraya yükseldi. Tüketici kredilerinin 73,9 milyar lirası konut kredisi, 7,1 milyar lirası taşıt kredisi ve 93,5 milyar lirası da diğer kredilerden oluştu.
Aynı dönemde, bireysel kredi kartı kullanım tutarı ise 238,1 milyon lira azalarak 62,5 milyar liraya geriledi.
TL cinsinden bireysel kredi kartı kullanım tutarı da 62,4 milyar lira olarak açıklanırken, bu miktarın 32,3 milyar liralık kısmı taksitli, 30,05 milyar liralık kısmı da taksitsiz kredi kartı kullanımından oluştu.
Yabancı para cinsinden bireysel kredi kartı kullanım tutarı da 2,2 milyon bin lira artarak, 65,3 milyon lira oldu.
Geriye Dönük 10 Yıl Süreyle Kredi Masrafları Alınabiliyor
10 bin liralık tüketici kredisinden alınan 400 liralık masrafın tüketiciye iadesine karar verildi
Dumrul ücretleri' olarak adlandırdığı ve kaldırmak için çalışma başlattığı banka komisyonlarına tokat gibi cevap Konya'dan geldi. Konya Selçuklu Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti 2009 yılında bir bankadan 10 bin liralık tüketici kredisi çeken Öğretmen Şamil Özkan'a çıkarılan 400 liralık masrafın geri verilmesine hükmetti. Kararın çıkmasının ardından öğretmek Özkan, bankadan 400 lirasını geri aldı.
Yargıtay'ın Kararı Var
Öğretmek Şamil Özkan'ın hareketi kredi kullanan tüketicilere de umut ışığı oldu. Tüketiciler Birliği Onursal Başkanı Avukat Bülent Deniz, Yargıtay'ın kararları uyarınca tüketicilerin geriye dönük 10 yıllık süreyle bankaların kestiği masrafları alabileceğini söyledi.
Deniz, kredi kullanan milyonlarca insana işlem masraflarını geri almak için bankalara koşun çağrısında bulundu. Artık bankaların 31 kalem için aldığı masraflara yönelik hakem heyetine başvuran insanların davaları kazanmaya başladığını aktaran Deniz, "Bankalar eğer istediği masrafların nedenini ispatlayamazsa ücretleri geri ödemek zorunda kalıyorlar. Bankalar artık keyfe keder para talep edemeyecekler. İnsanlar 50-800 lira arasında değişen bu paraları ufaktır deyip almamazlık etmesin. Ortalama 5 bin lira kredi çeken milyonlarca insanı düşününce ortaya akıl almaz rakamlar çıkıyor" dedi.
Sözleşmeye Dikkat
Dumrul ücretleri' olarak adlandırdığı ve kaldırmak için çalışma başlattığı banka komisyonlarına tokat gibi cevap Konya'dan geldi. Konya Selçuklu Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti 2009 yılında bir bankadan 10 bin liralık tüketici kredisi çeken Öğretmen Şamil Özkan'a çıkarılan 400 liralık masrafın geri verilmesine hükmetti. Kararın çıkmasının ardından öğretmek Özkan, bankadan 400 lirasını geri aldı.
Yargıtay'ın Kararı Var
Öğretmek Şamil Özkan'ın hareketi kredi kullanan tüketicilere de umut ışığı oldu. Tüketiciler Birliği Onursal Başkanı Avukat Bülent Deniz, Yargıtay'ın kararları uyarınca tüketicilerin geriye dönük 10 yıllık süreyle bankaların kestiği masrafları alabileceğini söyledi.
Deniz, kredi kullanan milyonlarca insana işlem masraflarını geri almak için bankalara koşun çağrısında bulundu. Artık bankaların 31 kalem için aldığı masraflara yönelik hakem heyetine başvuran insanların davaları kazanmaya başladığını aktaran Deniz, "Bankalar eğer istediği masrafların nedenini ispatlayamazsa ücretleri geri ödemek zorunda kalıyorlar. Bankalar artık keyfe keder para talep edemeyecekler. İnsanlar 50-800 lira arasında değişen bu paraları ufaktır deyip almamazlık etmesin. Ortalama 5 bin lira kredi çeken milyonlarca insanı düşününce ortaya akıl almaz rakamlar çıkıyor" dedi.
Sözleşmeye Dikkat
Tüketici Yasası'nın 10/a bendine dikkat çeken Deniz şöyle devam etti: "Burada tüketicinin önüne konmuş sözleşmelerin önceden görüşülmeden hazırlandığı kabul ediliyor. Yasaya göre bu tip sözleşmelerde tüketici aleyhine olan hükümler yok sayılıyor. Bankalar bunu aşmak için tüketiciden ayrı bir kağıda sözleşmeyi okudum anladım diye imza alıyorlar. Bu da bankayı kurtarıyor. Bu alınan tüm krediler için geçerli."
Bankalar Birliği verilerine göre, son 10 yılda 11 milyon 455 bin kişi kredi çekti. Bunun 273 bin 674'ü taşıt, 1 milyon 275 bin 920'si konut kredisi, 6 milyon 997 bini tüketici kredilerinden oluşuyor. 2 milyon 503 bin 863 kişi de diğer kredileri kullandı.
Masal Anlatmasınlar Yasada Hüküm Var
Masal Anlatmasınlar Yasada Hüküm Var
Tüketiciler Derneği Onursal Başkanı Engin Başaran, bankaların tüketiciyi doğru bilgilendirmediğini belirtti. Başaran şu noktalara dikkat çekti:
"Tüketicinin bu hakkı zaten yasalarda vardı. Ancak kamu kuruluşları bankaların bu masrafları yıllardır almalarına göz yumdu. Yasalar tüketici lehine hiçbir zaman uygulanmadı. Masrafların geri alınmasına ve kredi kartı aidatlarının geri alınması gerektiğine dair iki tane yargı kararı var. Masal anlatmasınlar. 31 kalemde çıkarılan masrafların geri alınmasına karşı biraz tepki oldu diye bankalar hemen bir araya geldi ve büyük tepki gösterdiler. Aynı güçte tepkiyi tüketiciler de vermeli."
Nasıl başvurulur?
İşlem masrafı adı altında toplanan 'Deli Dumrul ücretleri'nin geri alınması için şu iki yolun izlenmesi gerekiyor:
1- Bankaya masrafın istendiğine dair iadeli taahhütlü mektup gönderin.
2- Banka parayı iade etmezse kaymakamlıkta hakem heyetine gidin. Buraya verilecek dilekçe sonrası karar en geç üç ay içinde size bildiriliyor.
İşte Dilekçe Örneği
Komisyon ücretleri geri almak için bankalara şu dilekçe örneğiyle başvurun:
(Banka ismi yazılacak) Genel Müdürlüğü’ne
Konu: Kredi kartı/dosya masrafı ve diğer ücretler iadesi hakkında (Kredi kartı/Dosya numarası yazılacak) hamiliyim.
Söz konusu işlemlerime ilişkin olarak bugüne kadar ödemiş olduğum (ödenen miktar) liranın 7 gün içinde mevduata uygulanan faiziyle birlikte tarafıma iadesi veya bir sonraki aya ilişkin, hesap özetinde ödenmesi gereken miktardan mahsup edilmesini dilerim.
Adres, ad, soyad ve imza
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




